Fransızca Sayılar: 70, 80 ve 90 Neden Garip?

Fransızca sayı saymayı öğrenirken bir yere kadar her şey tanıdıktır. Dix, vingt, trente… Türkçedeki gibi onar onar gidersin, 69’a kadar kimse sana bir şey sormaz. Sonra 70 gelir ve Fransızca sana bir işlem yaptırır: soixante-dix, yani “altmış-on”. Daha bitmedi. 80, quatre-vingtstir — “dört tane yirmi”. 90’da ikisi birleşir: quatre-vingt-dix, “dört yirmi on”. 99 mu? Quatre-vingt-dix-neuf. Evet, ciddiyim: doksan dokuz demek için çarpıp topluyorsun.
Bunu ilk duyan herkes aynı iki şeyi merak eder: bu neden böyle — ve Belçikalılar nasıl oluyor da 90’a kısaca nonante deyip kurtulabiliyor?
Suçlu Latince değil
Fransızcanın omurgası Latincedir ve Latince gayet düzenli, onluk sayar: trente, quarante, cinquante, soixante doğrudan Latinceden gelir. Hatta 70, 80 ve 90’ın onluk karşılıkları da ta baştan beri dilde vardı: septante, octante, nonante — Latince septuaginta, octoginta, nonaginta’nın torunları. Yani sorun malzeme eksikliği değil; dilin altında ikinci bir katmanın yatması.
O katman için en yaygın açıklama şu: Romalılar gelmeden önce Galya’da konuşulan Kelt dillerinde yirmişerli saymak olağandı. Popüler anlatıya göre sebebi gayet insani — on parmak yetmeyince ayak parmakları da hesaba katılır, kümeler yirmişerlik olur; hoş bir hikâye, ama bu bir varsayım, kanıtlanmış bir köken değil. Kimi dilbilimci bu alışkanlığı sonradan gelen Normanların (yani Viking kökenli yerleşimcilerin) pekiştirdiğini düşünür; kimi de yirmili biçimlerin Orta Çağ’da dilin kendi içinde, sayı saymayı pratikleştirmek için yayıldığını savunur. Kesin bir kanıt yok — ama izler her yerde.
Çünkü Orta Çağ Fransızcası yirmiyle saymayı gerçekten seviyordu. Metinlerde yalnızca quatre-vingts değil, six-vingts (6×20 = 120), sept-vingts (140), quinze-vingts (300) gibi sayılar da geçer. Paris’te 13. yüzyılda kurulan körler hastanesinin adı bugün bile l’hôpital des Quinze-Vingts‘dir: “on beş yirmiler” — adını, barındırmak üzere kurulduğu 300 görme engelliden alır.
Kavga 17. yüzyılda sonuçlandı — ama resmî bir kararla değil, gramercilerin kalemiyle. Dönemin en etkili dil otoritesi Vaugelas, 1647’de yayımladığı Remarques sur la langue françoise‘da hükmü verdi: septante ancak Kutsal Kitap’ın “Yetmişler çevirisi”nden söz ederken Fransızcadır; onun dışında soixante-dix denir — octante değil quatre-vingts, nonante değil quatre-vingt-dix. Ölçütü “iyi kullanım”dı (le bon usage): sarayın ve iyi yazarların konuşması. Saray da yirmili biçimleri kullandığından, onun ve Ménage’ın etkisiyle Académie française‘in sözlüğü dâhil dönemin sözlükleri bu biçimleri benimsedi; taşrada gayet canlı olan septante ile nonante Fransa’da yavaş yavaş kenara itildi. Ama tamamen ölmediler: 1945 gibi geç bir tarihte bile resmî eğitim talimatları, hesabı kolaylaştırdığı için okullarda septante, octante, nonante‘ı öneriyordu ve bu sözcükler Fransa’nın doğusunda ve güneyinde bugün de duyulabiliyor. Sonuç: dilin geri kalanı onluk, 70–99 arası yirmili kalıntı — quatre-vingt-dix, standardın içinde donup kalmış bir tarih fosili. Şimdi bu fosilin nasıl işlediğine bakalım.
Sistem nasıl işliyor
1’den 69’a kadar Fransızca gayet usludur: dix (10), vingt (20), trente (30), quarante (40), cinquante (50), soixante (60); aradakiler de beklediğin gibi kurulur: vingt-trois (23), cinquante-huit (58). Tek süs, sonu 1 ile biten sayılarda araya giren et (“ve”): vingt et un (21), trente et un (31). (Bu yazı geleneksel yazımı izliyor; 1990 yazım düzeltmeleri bütün öğeleri çizgiyle bağlamaya da izin verir: vingt-et-un, soixante-et-onze. İkisi de doğrudur.)
70’te işler değişir:
| Sayı | Fransızcası | Sözcük sözcük |
|---|---|---|
| 70 | soixante-dix | 60 + 10 |
| 71 | soixante et onze | 60 ve 11 |
| 75 | soixante-quinze | 60 + 15 |
| 80 | quatre-vingts | 4 × 20 |
| 81 | quatre-vingt-un | 4 × 20 + 1 |
| 90 | quatre-vingt-dix | 4 × 20 + 10 |
| 91 | quatre-vingt-onze | 4 × 20 + 11 |
| 99 | quatre-vingt-dix-neuf | 4 × 20 + 10 + 9 |
Tabloda üç tuzak saklı. Birincisi: 71’de et var (soixante et onze) ama 81 ve 91’de yok — quatre-vingt-un, quatre-vingt-onze. İkincisi: 80’in sonundaki -s yazım hatası değil; quatre-vingts yalın hâlde -s alır, ama arkasına sayı gelince düşer: quatre-vingt-un, quatre-vingt-dix. Üçüncüsü: 70’lerde onlar basamağı “on birli” ilerler. 72 aslında 60+12’dir (soixante-douze), 76 ise 60+16 (soixante-seize). Yani 70’ler boyunca kafan hep 60’ın üstüne bir şeyler ekler durur.
Belçika ve İsviçre’nin kestirmesi
Fransızca konuşulan her yer bu fosille yaşamıyor. Belçika ve İsviçre, 70 ile 90 için düzenli onluk sözcükler kullanır:
| Sayı | Fransa | Belçika | İsviçre |
|---|---|---|---|
| 70 | soixante-dix | septante | septante |
| 80 | quatre-vingts | quatre-vingts | huitante (bazı kantonlar) |
| 90 | quatre-vingt-dix | nonante | nonante |
Bunlar yeni icatlar değil; yukarıda gördüğümüz, Paris’in kenara ittiği eski onluk biçimlerin ta kendisi. Belçika ile İsviçre bu sözcükleri bırakmadı, o kadar. 80 için huitante yalnızca İsviçre’nin Vaud, Valais ve Fribourg kantonlarında yaşıyor — Belçika 80’de Fransa gibi quatre-vingts der; eski octante ise bugün pratikte kullanılmıyor.
Şu yaygın yanılgıyı da düzeltelim: standart Québec Fransızcasında sayılar Fransa’dakiyle aynıdır — aksan ne kadar farklı olursa olsun 90 orada da quatre-vingt-dix. Küçük bir dipnot: Kanada’nın Atlantik kıyısındaki bazı Akadya ağızlarında septante ve nonante hâlâ duyulabilir; ama Fransızca öğrenirken karşına çıkacak Kanada Fransızcası, sayılarda Fransa’yla aynıdır.
Fransa’da septante dersen anlarlar, belki gülümserler; ama Fransa Fransızcası öğreniyorsan alışman gereken soixante-dix. Yolun Belçika’ya ya da İsviçre’ye düşerse müjde: sayılar orada daha kolay.
Bir de sesli hâli var
Sayıların okunuşunda da kimse rahat durmuyor; birkaçı, yanındaki sözcüğe göre kılık değiştirir:
- six ve dix üç farklı okunur: tek başına « sis », « dis »; ünsüzle başlayan isimden önce son ses düşer: dix livres « di livr »; ünlüden önce z‘ye döner: dix euros « diz-öro », six ans « siz-an ».
- neuf normalde « nöf »tür ama neuf heures (saat dokuz) ve neuf ans (dokuz yaş) derken v olur: « növ-ör », « növ-an ».
- huit ünsüz önünde t‘sini yutar: huit livres « üi livr », ama huit euros « üit-öro ».
- vingt tek başına « ven » okunur; 22–29 arasında t canlanır: vingt-deux « vent-dö ». vingt et un‘da da ulama t‘yi okutur: « ven-te-ön ».
Bir de telefon numaraları meselesi var. Fransızlar numarayı ikişerli okur: 06 12 71 89 90, « zéro six, douze, soixante et onze, quatre-vingt-neuf, quatre-vingt-dix » olur. 70’ler ve 90’lar burada gerçek bir dinleme sınavıdır — « soixante… » duyduğunda 60 mı yazacaksın, yoksa 70’in başlangıcı mı? Devamı gelmeden bilemezsin. Numara not ederken duraksayan Fransızlar bile var.
Alışmanın yolu
Sistemle tartışmanın anlamı yok; 70–99’u kendi başına bir blok gibi, yüksek sesle sayarak çalışmak en iyisi — 1–69’un mantığı orada işine yaramaz. Dinleme pratiği için en verimli malzeme telefon numaraları: ikişerli okunduğu için tam bu zor aralığı bol tekrarla önüne getirir. Yıllar da iyi bir egzersizdir; mille neuf cent quatre-vingt-dix (1990) tek başına sistemin bütün parçalarını çalıştırır.
Sayıların yazım ve uyum kuralları — vingt/cent‘ın ne zaman -s aldığı, un/une ayrımı, kısa çizgiler, beaucoup de gibi miktar kalıpları — miktar sıfatları dersinde. Buradaki telaffuz işaretlerinin mantığı için de ulama dersine bakabilirsin.