Türkçe Konuşanların Fransızcada Yaptığı 10 Yaygın Hata

Yeni bir dil öğrenirken yapılan hataların çoğu dikkatsizlikten değil, daha önce bildiğimiz dilin alışkanlıklarından doğar. Türkçede doğal olan bir yapı, kelimeleri Fransızcaya çevirdiğimizde aynı biçimde çalışmayabilir. Bazen tanımlık unutulur, bazen özne söylenmez, bazen de doğru yazılan bir sözcük Türkçe okuma alışkanlığıyla yanlış seslendirilir.
Bu hatalar öğrenmenin normal bir parçasıdır. Önemli olan yalnızca doğru cümleyi ezberlemek değil, yanlışın neden kulağa mantıklı geldiğini fark etmektir. Aşağıdaki on başlık, özellikle başlangıç ve orta seviyede sık karşılaşılan sorunları bu gözle ele alıyor.
1. İsimleri tanımlıksız öğrenmek
Türkçede “kitap”, “masa” veya “ev” dediğimizde kelimenin önüne zorunlu bir unsur getirmeyiz. Fransızcada ise isimler çoğu zaman bir tanımlıkla birlikte kullanılır. Tanımlık; ismin önüne gelen le, la, un ve une gibi küçük sözcüklerin genel adıdır: un livre, la table, une maison.
Tek başına livre ezberlemek, kelimenin cinsiyetini ve cümlede nasıl kullanılacağını belirsiz bırakır. Yeni bir isim öğrenirken onu un livre veya la table biçiminde, tanımlığıyla birlikte kaydetmek daha yararlıdır.
Belirsiz çoğul isimlerde de tanımlık gerekir:
2. Dil bilgisel cinsiyeti doğal cinsiyet sanmak
Fransızcada her ismin dil bilgisel bir cinsiyeti vardır: İsimler “eril” veya “dişil” olarak iki gruba ayrılır. Bu sınıflandırma, nesnenin gerçek dünyadaki özelliklerine göre tahmin edilemez. La table dişil, le bureau erildir; masa ve çalışma masası arasında bu ayrımı açıklayacak doğal bir cinsiyet yoktur.
Cinsiyet yalnızca tanımlığı değil, sıfatı ve bazı zamirleri de etkiler:
Burada voiture dişil olduğu için cette, petite ve neuve de dişil biçimdedir. Kelimeyi tanımlığıyla öğrenmek, sonraki uyumları doğru kurmayı kolaylaştırır.
3. Özne zamirini atmak
Türkçede fiil eki kişiyi gösterdiği için “Bugün çalışıyorum.” derken “ben” demek zorunda değiliz. Fransızcada çekimli fiilin önünde özne genellikle açıkça bulunur.
Travaille aujourd’hui ifadesi bağlam olmadan tamamlanmış bir bildirme cümlesi değildir. Emir kipindeki Travaille aujourd’hui ! ise “Bugün çalış!” anlamına gelir. Özne zamirini atmak, cümlenin yalnızca eksik değil, başka bir kipte anlaşılmasına da yol açabilir.
4. Yaş ve fiziksel durum kalıplarında être yerine avoir kullanmak
Türkçede “20 yaşındayım”, “açım” ve “üşüyorum” gibi ifadeler farklı biçimlerde kurulur. Fransızcada bunların birçoğu avoir fiiliyle söylenir. Kelimesi kelimesine çeviri yapan bir öğrenci, être kullanmaya yönelebilir.
| Yanlış | Doğru | Türkçesi |
|---|---|---|
| Je suis 20 ans. | J’ai 20 ans. | 20 yaşındayım. |
| Je suis faim. | J’ai faim. | Açım. |
| Je suis froid. | J’ai froid. | Üşüyorum. |
Son örnekte Je suis froid dil bilgisel olarak kurulabilir; fakat “Soğuk, mesafeli biriyim.” gibi kişiliğe ilişkin başka bir anlam verir. Kalıpları tek tek kelimeler yerine avoir faim, avoir froid ve avoir … ans olarak öğrenmek gerekir.
5. Olumsuzlukta yalnızca pas kullanmak
Standart yazı dilinde temel olumsuzluk, çekimli fiilin çevresine gelen ne … pas yapısıyla kurulur:
Gündelik konuşmada ne sık sık düşer ve Je comprends pas duyulabilir. Bu kullanımın konuşmada yaygın olması, her bağlamda uygun olduğu anlamına gelmez. Yazarken veya ölçünlü bir anlatım kurarken iki parçayı da kullanmak güvenli seçimdir.
Ünlü ya da okunmayan h ile başlayan fiillerden önce ne, n’ biçimine girer: Je n’habite pas ici.
6. Sıfatın yerini ve uyumunu Türkçeye göre kurmak
Türkçede sıfat genellikle isimden önce gelir ve isimle cinsiyet ya da sayı bakımından uyum göstermez: “küçük ev”, “küçük evler”. Fransızcada birçok sıfat isimden sonra gelir ve biçimi değişebilir.
Ancak bütün sıfatlar isimden sonra gelmez. Un petit appartement ve une belle journée gibi sık kullanılan bazı sıfatlar çoğunlukla önce gelir. Bu nedenle yalnızca “Sıfatlar isimden sonra gelir.” kuralını ezberlemek yerine, yeni sıfatları örnek bir isim grubuyla öğrenmek daha sağlamdır.
7. Edatları bire bir çevirmek
Türkçedeki bir hâl eki veya edat, Fransızcada her zaman tek bir karşılığa sahip değildir. Hâl ekleri, ismin cümledeki görevini gösteren -e, -de ve -den gibi eklerdir. Fransızcadaki edat seçimi ise çoğu zaman fiile, anlama ve ardından gelen isme bağlıdır.
Türkçedeki “ile” burada Fransızcada avec değil, parler à quelqu’un yapısının parçası olan à ile karşılanır. Fiilleri yalnız başına değil, gerektirdikleri yapıyla öğrenmek bu hatayı azaltır: parler à, avoir besoin de, penser à.
8. Herkese tu ile hitap etmek
Türkçedeki “sen” ve “siz” ayrımına benzeyen bir seçim Fransızcada da vardır. Tu tekil ve samimi; vous ise çoğul veya tekil nezaket biçimidir.
Bir arkadaşına şöyle sorabilirsin:
Tanımadığın bir görevliye veya resmî bir ilişkide ise şu biçim daha uygundur:
Emin olmadığın bir ortamda vous ile başlamak genellikle daha güvenlidir. Karşındaki kişi On peut se tutoyer ? diye sorarsa “Birbirimize tu diye hitap edebilir miyiz?” demiş olur.
9. Cümleyi Türkçeden kelime kelime çevirmek
Doğru kelimeleri seçmek, doğru Fransızca cümleyi kurmaya her zaman yetmez. Diller aynı düşünceyi farklı kalıplarla ifade edebilir.
Türkçedeki “Seni özlüyorum.” cümlesini kelime sırasını ve fiili koruyarak çevirmek mümkün değildir:
Fransızca yapı kelimesi kelimesine “Sen bana eksiksin.” düşüncesine yakındır. Benzer biçimde “Haklısın.” için Tu es vrai değil, Tu as raison denir. Çözüm, yalnızca kelime listeleri değil, sık kullanılan söz öbekleri ve tam cümleler biriktirmektir.
10. Her harfi Türkçedeki gibi okumak
Fransızca Latin alfabesini kullanır; fakat harflerle sesler arasındaki ilişki Türkçedekinden farklıdır. Sözcük sonundaki bazı ünsüzler duyulmaz, birkaç harf tek bir ses oluşturabilir ve ünlüler genizden söylenebilir.
- beaucoup sözcüğündeki eau, tek bir “o” sesine karşılık gelir; sondaki p okunmaz.
- parlent biçimindeki -ent, üçüncü çoğul kişi fiil sonunda duyulmaz.
- bonjour içindeki on, Türkçedeki “on” gibi ayrı bir n sesiyle söylenmez.
Yazılışı gördüğünde kelimeyi otomatik olarak Türkçe seslendirmek yerine IPA gösterimini veya güvenilir bir ses kaydını kontrol etmek iyi bir alışkanlıktır. Konuyu ayrıntılı biçimde Fransızca telaffuzun yedi temel kuralı yazısında inceleyebilirsin.
Hataları azaltmak için küçük bir çalışma düzeni
Bu on başlığı aynı anda denetlemeye çalışmak konuşmayı yavaşlatabilir. Bunun yerine her hafta bir veya iki noktaya odaklanabilirsin:
- Yeni isimleri tanımlığıyla birlikte yaz.
- Fiilleri gerekiyorsa edatlarıyla birlikte kaydet.
- Ezberlediğin kalıpla kendine ait yeni bir cümle kur.
- Kısa bir paragraf yazdıktan sonra özne, uyum ve olumsuzluğu ayrı ayrı kontrol et.
- Yeni sözcüğü yalnızca okumakla kalma; söyleyişini de dinle.
Amaç hiç hata yapmadan konuşmak değildir. Aynı hatayı fark edip düzeltebildiğinde, Fransızcanın kendi mantığını Türkçeden bağımsız biçimde kurmaya başlamış olursun.