Kip Belirten Yardımcı Eylemler
Bazı eylemler, kendisinden sonra gelen mastara bir kip ya da görünüş anlamı katar: olanak, zorunluluk, istek, yetenek, olasılık ya da bir eylemin hangi aşamada olduğu. Bunlara yarı yardımcı eylemler (semi-auxiliaires) denir; çekimli durup ardından çekimsiz bir mastar alırlar. Passé composé‘deki avoir/être gibi gerçek yardımcı eylemlerden farkları, kendi anlamlarını büyük ölçüde korumalarıdır.
Kip bildiren başlıca eylemler
| eylem | anlam | örnek |
|---|---|---|
| pouvoir | olanak, izin, yetenek | Je peux venir ce soir. (Bu akşam gelebilirim.) |
| devoir | zorunluluk, olasılık | Tu dois finir avant midi. (Öğleden önce bitirmelisin.) |
| vouloir | istek, irade | Elle veut apprendre l’arabe. (Arapça öğrenmek istiyor.) |
| savoir | öğrenilmiş yetenek | Il sait nager. (Yüzmeyi bilir.) |
| falloir | kişisiz zorunluluk | Il faut réserver. (Yer ayırtmak gerek.) |
Bu eylemler mastarı doğrudan, araya ilgeç koymadan alır: je peux partir, tu dois partir, il faut partir.
pouvoir ile savoir
İkisi de “-ebilmek” çağrışımı taşır ama vurguları farklıdır: savoir + mastar öğrenilmiş bir beceriyi, pouvoir + mastar koşulların verdiği olanağı ya da genel yapabilirliği anlatır.
devoir: zorunluluk ya da olasılık
devoir bağlama göre iki şey söyler: bir görevi/zorunluluğu ya da güçlü bir tahmini.
Görünüş bildiren yarı yardımcılar
Bir grup yarı yardımcı, eylemin hangi aşamada olduğunu (yakın gelecek, yakın geçmiş, sürmekte) gösterir:
| yapı | anlam | örnek |
|---|---|---|
| aller + mastar | yakın gelecek | Je vais sortir. (Çıkmak üzereyim / çıkacağım.) |
| venir de + mastar | yakın geçmiş | Il vient de partir. (Az önce gitti.) |
| être en train de + mastar | sürmekte olan eylem | Elle est en train de lire. (Şu an okuyor.) |
Bu yapılar kendi konularında (futur proche, passé récent) ayrıca işlenir; burada hepsinin ortak bir mantığı — çekimli yarı yardımcı + mastar — paylaştığını görmek önemlidir.
Olumsuzluk ve adılların yeri
Olumsuzluk çekimli eylemi (yarı yardımcıyı) sarar; mastar olumsuzluğun dışında kalır:
- Je ne peux pas venir. (Gelemem.)
- Tu ne dois pas oublier. (Unutmamalısın.)
Mastarın kendisi olumsuzlanacaksa ne pas birlikte mastarın önüne gelir: Je préfère ne pas venir (Gelmemeyi yeğliyorum).
Mastara ait tümleç adılı mastarın önüne gelir — çekimli eylemin değil:
- Je veux le voir. (Onu görmek istiyorum.)
- Tu dois la prévenir. (Onu uyarman gerek.)
Bu kural adılı mastar yönetiyorsa geçerlidir. faire/laisser ile algı fiillerinde (voir, entendre…) adıl çekimli eylemin önüne geçer: Je le fais venir (Onu getirtiyorum), Je l’entends chanter (Onun şarkı söylediğini duyuyorum).
Sık yapılan hatalar
- Yarı yardımcıdan sonra mastarın önüne ilgeç koymak: je dois de partir değil, doğrusu je dois partir‘dir.
- Tümleç adılını çekimli eylemin önüne koymak: je le veux voir değil, doğrusu je veux le voir‘dir.
- savoir ile pouvoir‘ın farkını yok saymak: öğrenilmiş beceriyi vurgulamak için je sais nager denir; je peux nager da “yüzebilirim (koşullar elverir)” anlamında doğrudur — ikisi aynı şeyi söylemez.
- devoir‘ın olasılık anlamını zorunluluk sanmak: il doit être malade “hasta olmalı (tahmin)” demektir, “hasta olmak zorunda” değil.
- Özne adılını mastarın önüne koymak: il faut tu partir yanlıştır; kişiye bağlı zorunluluk il faut que tu partes ya da il te faut partir ile kurulur. (Il faut partir de doğrudur ama genel zorunluluk bildirir.)