Yakın Geçmiş Zaman
Yakın geçmiş zaman (passé récent), olayı konuşma anına göre “az önce / yeni olmuş” olarak sunar. “Yakınlık” bağlama görecelidir: bir mesaj için dakikalar, bir kitap için haftalar olabilir (Il vient de publier un livre — Yeni bir kitap yayımladı). Kuruluşu basittir: venir eyleminin şimdiki zaman çekimine de ilgeci ve asıl eylemin mastar biçimi eklenir. Konuşmada çok sık kullanılır.
Kuruluş
venir (şimdiki zaman) + de + mastar
venir eyleminin şimdiki zamanı:
| özne | venir | + de + mastar | örnek |
|---|---|---|---|
| je | viens | je viens de finir | |
| tu | viens | tu viens de finir | |
| il / elle / on | vient | de + mastar | il vient de finir |
| nous | venons | nous venons de finir | |
| vous | venez | vous venez de finir | |
| ils / elles | viennent | ils viennent de finir |
Asıl eylem mastar kalır; çekilmez. de, ünlüyle başlayan eylemden önce d’ olur: je viens d’arriver.
- Je viens de recevoir ton message. (Mesajını az önce aldım.)
- Le train vient de partir. (Tren az önce kalktı.)
Kullanım
Passé récent, eylemin çok yakın bir geçmişte bittiğini, sonucunun hâlâ taze olduğunu vurgular.
- Nous venons de rentrer, nous sommes encore fatigués. (Yeni döndük, hâlâ yorgunuz.)
Nesne adılı mastarın önüne gelir: Je viens de le voir. (Onu az önce gördüm.)
Geçmişte yakın geçmiş
venir imparfait‘ye çekilirse, geçmişteki bir andan az önce olanı anlatır (“yeni …-mişti”): Je venais de sortir quand tu as appelé. (Sen aradığında yeni çıkmıştım.)
Sık yapılan hatalar
- de‘yi düşürmek: je viens manger (yemeye geliyorum) ≠ je viens de manger (az önce yedim). İlgeç anlamı tümüyle değiştirir.
- Asıl eylemi çekmek: je viens de mange değil, je viens de manger (mastar kalır).
- venir‘i çekmeyi unutmak: je venir de finir değil, je viens de finir.
- venir‘in gerçek “gelmek” anlamıyla karıştırmak: Je viens de Paris (Paris’ten geliyorum) ≠ Je viens de parler (az önce konuştum).