İçeriğe geç

Geçmişte Önceki Gelecek Zaman

B2

Geçmişte önceki gelecek zaman (futur antérieur dans le passé), geçmişteki bir bakış noktasından sonra gelen, ama o noktadan bakıldığında bir başka gelecekten önce tamamlanmış olacak bir eylemi bildirir. Kısaca, “önceki gelecek zaman” (futur antérieur) anlamının geçmişe aktarılmış biçimidir ve en çok dolaylı anlatımda görülür. Birleşik bir zaman olduğu için yardımcı eylemle kurulur.

Türkçedeki karşılığı çoğunlukla **“-mış olacaktı”**dır: il aurait fini = “bitirmiş olacaktı”. Hem geçmiş bir çerçeveye, hem o çerçeveden bakılan bir geleceğe, hem de o gelecekte tamamlanmışlığa aynı anda işaret eder.

Kuruluş

yardımcı eylemin conditionnel présent çekimi + participe passé

Yardımcı eylemin koşul kipi (conditionnel présent) çekimi:

özneavoirêtre
je / j'auraisserais
tuauraisserais
il / elle / onauraitserait
nousaurionsserions
vousauriezseriez
ils / ellesauraientseraient

Buna asıl eylemin geçmiş ortacı (participe passé) eklenir: j’aurais terminé, je serais parti(e).

Yardımcı eylem seçimi (avoir / être) ve ortaç uyumu, passé composé ve futur antérieur ile aynı kurala bağlıdır. (Adılsıl eylemlerin uyumu yine ayrı çözümleme ister; bkz. çatı.)

Bu biçim, conditionnel passé (geçmiş koşul) ile harf harf aynıdır; ayrıca yardımcı eylemin conditionnel présent hâli (aurais) kullanıldığı için, yardımcının basit gelecek hâli (aurai) ile kurulan futur antérieur‘den ayrılır. Hangisi olduğunu que tek başına söylemez; zaman çapaları ve varsa koşul yapısı belirler: zaman sınırlı aktarımda (qu’il aurait fini avant midi) bu geçmişte önceki gelecektir, koşullu bir bağlamda ise aynı biçim gerçekleşmemiş bir sonucu anlatabilir.

Kullanım

En tipik olarak, doğrudan anlatımda futur antérieur olan bir eylem, ana eylem geçmişe çekildiğinde bu zamana döner.

FR « J'aurai fini avant midi. » → Il a dit qu'il aurait fini avant midi.
TR « Öğleden önce bitirmiş olacağım. » → Öğleden önce bitirmiş olacağını söyledi.
Aktarılan sözdeki aurai fini (önceki gelecek), ana eylem (a dit) geçmiş olduğu için aurait fini‘ye döner.

Birkaç örnek daha:

  • Il pensait qu’il aurait terminé son travail avant le dîner. (İşini akşam yemeğinden önce bitirmiş olacağını düşünüyordu.)
  • Elle a promis qu’elle serait rentrée avant la nuit. (Geceden önce dönmüş olacağına söz verdi.)
  • Nous croyions qu’ils seraient déjà partis à notre arrivée. (Biz vardığımızda onların çoktan gitmiş olacağını sanıyorduk.)

Sık yapılan hatalar

  • Yardımcı eylemi basit gelecekte bırakmak: klasik zaman uyumu qu’il aurait fini‘dir. (qu’il aura fini ancak olay aktarma anında hâlâ gelecekteyse korunabilir; standart zaman uyumu en güvenlisidir.)
  • Yardımcı eylemi karıştırmak: partir eylemi être alır — il aurait parti değil, il serait parti.
  • être ile ortaç uyumunu atlamak: elles seraient parti değil, elles seraient parties.
  • Biçime körü körüne koşul/varsayım anlamı yüklemek: zaman çapalı dolaylı anlatımda bu bir zamandır; koşul okuması ancak gerçek bir koşul yapısı varsa doğar.