# Geçmişte Yakın Gelecek Zaman

Fransızca geçmişte yakın gelecek: aller'ın imparfait çekimi + mastar (j'allais partir), geçmişten beklenen olaylar ve 'tam …-acakken' kullanımı.

Canonical URL: https://www.fransizcaogren.com/dil-bilgisi/fiil-grubu/bildirme-kipi/gelecek-zaman/futur-proche-dans-le-passe/


**CEFR seviyesi:** B1

Geçmişte yakın gelecek zaman (*futur proche dans le passé*), geçmişteki bir andan bakıldığında **beklenen, yaklaşan ya da niyetlenilen** bir olayı bildirir — çoğu zaman “az sonra olacaktı” duygusunu taşır ama katı bir yakınlık şartı yoktur. [Yakın gelecek zamanın](/dil-bilgisi/fiil-grubu/bildirme-kipi/gelecek-zaman/futur-proche/) (*futur proche*) geçmişe aktarılmış biçimidir. Kuruluşu da ona koşuttur: yalnızca *aller* eylemi şimdiki zaman yerine **[imparfait](/dil-bilgisi/fiil-grubu/bildirme-kipi/imparfait/)**'ye çekilir.

> **INFO:** Türkçedeki karşılığı çoğunlukla **“-ecekti”** ya da **“tam …-acakken”**tir: *j'allais sortir* = “tam çıkacaktım”. Sık kullanımlarından biri, gerçekleşmek üzereyken araya başka bir olayın girdiği durumlardır; ama biçimin kendisi kesilme ya da “olmadı” demez — *Il savait que tout allait changer* cümlesinde değişim pekâlâ gerçekleşmiş olabilir.


## Kuruluş

**aller (imparfait) + mastar**

*aller* eyleminin imparfait çekimi:

| özne | aller | + mastar | örnek |
|---|---|---|---|
| je / j' | allais | | j'allais partir |
| tu | allais | | tu allais partir |
| il / elle / on | allait | partir | il allait partir |
| nous | allions | | nous allions partir |
| vous | alliez | | vous alliez partir |
| ils / elles | allaient | | ils allaient partir |

Asıl eylem **mastar** olarak kalır; çekilmez.

## Kullanım

### Yakın geleceğin geçmişe aktarımı

Yakın gelecekteki (*futur proche*) bir eylem, anlatım geçmişe taşındığında bu zamana döner: *aller* şimdiki zamandan imparfait'ye geçer.

**FR:** Je vais partir. → J'allais partir.

**TR:** Gideceğim. → Gidecektim.

Tek değişen *aller*'ın zamanıdır: *vais → allais*. Mastar (*partir*) olduğu gibi kalır.


- *Il savait qu'il allait pleuvoir.* (Yağmur yağacağını biliyordu.)
- *Elle sentait que tout allait changer.* (Her şeyin değişeceğini hissediyordu.)

### Gerçekleşmek üzereyken kesilen eylem

Tam olacakken araya başka bir olayın girdiği durumlarda çok kullanılır:

**FR:** J'allais sortir quand on a sonné à la porte.

**TR:** Tam çıkacaktım ki kapı çaldı.

*allais sortir* eylemin gerçekleşmek üzere olduğunu, *a sonné* ise onu kesen olayı anlatır. Türkçe bunu “tam …-acakken / …-acaktım ki” ile verir.


- *Nous allions commencer le film, mais une coupure de courant a tout arrêté.* (Tam filme başlayacaktık ama bir elektrik kesintisi her şeyi durdurdu.)

## Sık yapılan hatalar

- *aller*'ı şimdiki zamanda bırakmak: geçmiş çerçevede *il va pleuvoir* değil, **il allait pleuvoir**.
- İkinci eylemi çekmek: *j'allais partais* değil, **j'allais partir** (mastar kalır).
- Yardımcının zamanını şaşırmak: bu yapının değişkeni *aller*'ın **imparfait**'de olmasıdır (*j'allais partir*); *je suis allé partir* olağan bir kuruluş değildir.
- Tek sözcüklü biçimle ([geçmişte gelecek](/dil-bilgisi/fiil-grubu/bildirme-kipi/gelecek-zaman/futur-dans-le-passe/), *je partirais*) karıştırmak: *j'allais partir* olayı geçmişteki âna bağlar ve “tam …-acakken” çağrışımını vurgular.


