Imparfait
Imparfait, geçmişte süregelen durumları, alışkanlıkları ve bir olayın arka planını anlatan basit (yardımcı eylemsiz) bir geçmiş zamandır. Passé composé olayı sınırları belli bir bütün olarak sunarken, imparfait olayı içinden gösterir: “o sırada neler oluyordu, durum neydi, ne yapılırdı” sorularını yanıtlar (bkz. görünüş). Geçmişe ilişkin betimleme ve alışkanlık anlatımının temel zamanıdır.
Çekim
Imparfait çekiminin kuralı tek ve düzenlidir:
şimdiki zamanın nous kökü (eksiz) + -ais, -ais, -ait, -ions, -iez, -aient
Yani önce eylemin şimdiki zaman nous biçimi bulunur, -ons atılır, kalan köke imparfait ekleri eklenir.
| eylem | nous biçimi | imparfait kökü |
|---|---|---|
| parler | nous parlons | parl- |
| finir | nous finissons | finiss- |
| prendre | nous prenons | pren- |
| özne | parler | finir | prendre |
|---|---|---|---|
| je / j' | parlais | finissais | prenais |
| tu | parlais | finissais | prenais |
| il / elle / on | parlait | finissait | prenait |
| nous | parlions | finissions | prenions |
| vous | parliez | finissiez | preniez |
| ils / elles | parlaient | finissaient | prenaient |
Kullanım
- Geçmişte süren durum / betimleme: Il faisait froid et la rue était vide. (Hava soğuktu ve sokak boştu.)
- Alışkanlık / yinelenen eylem: Enfants, nous passions tous les étés à la campagne. (Çocukken bütün yazları kırda geçirirdik.)
- Bir olayın arka planı: süren eylem ya da durum imparfait ile verilir; içine düşen olay passé composé olur. (Arka planın “kesilmesi” şart değildir; imparfait yalnızca sahneyi kurar.)
Koşul cümlelerinde
si (eğer) ile kurulan, şu ana ya da geleceğe ilişkin gerçek dışı varsayımlarda si‘den sonra imparfait gelir; sonuç bölümü koşul kipinde (conditionnel) olur:
- Si j’avais plus de temps, je voyagerais davantage. (Daha çok vaktim olsa daha çok seyahat ederdim.)
Sık yapılan hatalar
- Kökü mastardan almak: prendre → je prendais değil, je prenais (nous prenons kökünden).
- être‘yi düzenli sanmak: je suis… idi gibi değil, j’étais.
- -ger / -cer yazımını atlamak: je mangais değil, je mangeais; je commencais değil, je commençais.
- Olayı bütün olarak anlatırken imparfait’ye kaymak: “Dün bir film izledim” için Hier, j’ai regardé un film denir. (İmparfait yanlış değil, başka şey söyler: Hier à huit heures, je regardais un film — dün sekizde film izliyordum; olayın ortasından bir kesit.)