İçeriğe geç

Plus-que-parfait

B1

Plus-que-parfait, bir olayı geçmişteki bir başka referans noktasından daha önceye yerleştirir. Kısaca “geçmişin geçmişi”dir: iki geçmiş olay anlatılırken önce olanı bu zaman verir; çoğu zaman bu, olayın o referans anına gelindiğinde bitmiş olduğu anlamına gelir. Referans noktası her zaman aynı cümlede söylenmez; bağlamdan da anlaşılabilir. Birleşik bir zaman olduğu için yardımcı eylemle kurulur.

Türkçedeki karşılığı **“-mişti”**dir: il était parti = “gitmişti”. Bir olayın, anlatılan başka bir geçmiş olaydan önce bitmiş olduğunu vurgular.

Kuruluş

yardımcı eylemin imparfait çekimi + participe passé

Yardımcı eylemlerin imparfait çekimi:

özneavoirêtre
j’ / jeavaisétais
tuavaisétais
il / elle / onavaitétait
nousavionsétions
vousaviezétiez
ils / ellesavaientétaient

Buna asıl eylemin geçmiş ortacı eklenir: j’avais fini, elle était partie.

Yardımcı eylem seçimi (avoir / être) ve ortaç uyumu, passé composé ile aynı kuraldır: tek fark, yardımcının şimdiki zamanda değil imparfait‘de çekilmesidir. (Adılsıl eylemlerin uyumu yine ayrı çözümleme ister: elles s’étaient parlé — uyum yok; bkz. çatı.)

  • J’avais déjà mangé quand ils sont arrivés. (Onlar geldiğinde ben çoktan yemiştim.)
  • Nous nous étions couchés tôt ce soir-là. (O gece erken yatmıştık.)

Kullanım

Geçmişte bir olaydan önceki olay

İki geçmiş olaydan önce olanı plus-que-parfait, sonrakini passé composé (ya da imparfait/passé simple) verir.

FR Quand je suis arrivé, il était déjà parti.
TR Ben vardığımda o çoktan gitmişti.
était parti (plus-que-parfait) önce gerçekleşeni, suis arrivé (passé composé) sonra olanı anlatır. Sıralama: önce gitti, sonra ben geldim.

Koşul cümlelerinde (gerçekleşmemiş geçmiş)

Geçmişe ilişkin, artık gerçekleşmesi mümkün olmayan varsayımlarda si‘den sonra plus-que-parfait gelir; sonuç bölümü geçmiş koşulda (conditionnel passé) olur.

FR Si tu avais étudié, tu aurais réussi.
TR Çalışsaydın başarırdın.
Olmamış bir geçmişi konuşuyoruz: çalışmadı, bu yüzden başaramadı. si + plus-que-parfait, sonuç conditionnel passé (aurais réussi) kalıbı bu anlamı kurar.

Pişmanlık ve sitemde de kullanılır: Si seulement j’avais su ! (Keşke bilseydim!)

Sık yapılan hatalar

  • Yardımcı eylemi şimdiki zamanda bırakmak: j’avais fini (gitmişti/bitirmişti) ile j’ai fini (passé composé) ayrı şeylerdir; “geçmişin geçmişi” için yardımcı imparfait olmalıdır.
  • si‘den sonra koşul kipi kullanmak: Si tu aurais étudié… yanlıştır; doğrusu Si tu avais étudié…. Koşul kipi yalnızca sonuç bölümünde yer alır.
  • Yardımcı eylemi karıştırmak: partir eylemi être alır — il avait parti değil, il était parti.
  • être ile ortaç uyumunu atlamak: elles étaient parti değil, elles étaient parties.