Plus-que-parfait
Plus-que-parfait, bir olayı geçmişteki bir başka referans noktasından daha önceye yerleştirir. Kısaca “geçmişin geçmişi”dir: iki geçmiş olay anlatılırken önce olanı bu zaman verir; çoğu zaman bu, olayın o referans anına gelindiğinde bitmiş olduğu anlamına gelir. Referans noktası her zaman aynı cümlede söylenmez; bağlamdan da anlaşılabilir. Birleşik bir zaman olduğu için yardımcı eylemle kurulur.
Kuruluş
yardımcı eylemin imparfait çekimi + participe passé
Yardımcı eylemlerin imparfait çekimi:
| özne | avoir | être |
|---|---|---|
| j’ / je | avais | étais |
| tu | avais | étais |
| il / elle / on | avait | était |
| nous | avions | étions |
| vous | aviez | étiez |
| ils / elles | avaient | étaient |
Buna asıl eylemin geçmiş ortacı eklenir: j’avais fini, elle était partie.
Yardımcı eylem seçimi (avoir / être) ve ortaç uyumu, passé composé ile aynı kuraldır: tek fark, yardımcının şimdiki zamanda değil imparfait‘de çekilmesidir. (Adılsıl eylemlerin uyumu yine ayrı çözümleme ister: elles s’étaient parlé — uyum yok; bkz. çatı.)
- J’avais déjà mangé quand ils sont arrivés. (Onlar geldiğinde ben çoktan yemiştim.)
- Nous nous étions couchés tôt ce soir-là. (O gece erken yatmıştık.)
Kullanım
Geçmişte bir olaydan önceki olay
İki geçmiş olaydan önce olanı plus-que-parfait, sonrakini passé composé (ya da imparfait/passé simple) verir.
Koşul cümlelerinde (gerçekleşmemiş geçmiş)
Geçmişe ilişkin, artık gerçekleşmesi mümkün olmayan varsayımlarda si‘den sonra plus-que-parfait gelir; sonuç bölümü geçmiş koşulda (conditionnel passé) olur.
Pişmanlık ve sitemde de kullanılır: Si seulement j’avais su ! (Keşke bilseydim!)
Sık yapılan hatalar
- Yardımcı eylemi şimdiki zamanda bırakmak: j’avais fini (gitmişti/bitirmişti) ile j’ai fini (passé composé) ayrı şeylerdir; “geçmişin geçmişi” için yardımcı imparfait olmalıdır.
- si‘den sonra koşul kipi kullanmak: Si tu aurais étudié… yanlıştır; doğrusu Si tu avais étudié…. Koşul kipi yalnızca sonuç bölümünde yer alır.
- Yardımcı eylemi karıştırmak: partir eylemi être alır — il avait parti değil, il était parti.
- être ile ortaç uyumunu atlamak: elles étaient parti değil, elles étaient parties.