İçeriğe geç
Cümlede İsmin İşlevleri

Cümlede İsmin İşlevleri

A2

Bir isim, cümle içinde tek başına durmaz; cümlenin bir görevini üstlenir. Aynı isim bir cümlede özne, bir başkasında nesne, bir başkasında zaman bildiren bir tümleç olabilir. Fransızcada bu görevi belirleyen iki şey vardır: ismin cümledeki yeri (sırası) ve önündeki ilgeç (préposition). Bu ders, bir ismin cümlede üstlenebileceği başlıca işlevleri tanıtır.

Türkçede bir kelimenin görevi büyük ölçüde eklerle belli olur: çocuk (özne), çocuğu (belirtili nesne), çocuğa (yönelme). Bu yüzden Türkçede kelime sırası esnektir. Fransızcada isimler Türkçedeki gibi durum eki almaz (özneyi, nesneyi, yönelmeyi gösteren ek yoktur); görev, kelime sırası ve ilgeçlerle taşınır. Bu yüzden olağan dizilişte sıra çok daha katıdır: özne fiilden önce, nesne sonra gelir.

Temel diziliş: özne + yüklem + tümleç

Fransızca cümlenin olağan sırası özne (sujet) + yüklem (verbe) + tümleç (complément) biçimindedir.

FR Les enfants regardent un film.
TR Çocuklar bir film izliyor.
Les enfants özne, regardent yüklem, un film nesnedir. Türkçede yüklem sona gelir; Fransızcada özneden hemen sonra.

Bu, nötr dizilişteki kuraldır. Nesne adılları fiilden önce gelir (Je le vois — Onu görüyorum), devrik soruda ise özne fiilin ardına geçer (Viens-tu ?); bu kalıplar adılların cümledeki yeri ve soru cümleleri derslerinde işlenir.

İsim özne olarak (sujet)

Özne, eylemi yapan ya da durumu üstlenen öğedir; “kim, ne?” sorusunun yanıtıdır ve yüklemden önce gelir.

FR Le train arrive à huit heures.
TR Tren saat sekizde geliyor.
Le train öznedir; fiilin kişisini ve sayısını da o belirler (arrive, tekil).

İsim nesne olarak

İsim, eylemden etkilenen öğe, yani nesne olabilir. İkiye ayrılır.

Düz tümleç / belirtili nesne (complément d’objet direct — COD): fiile ilgeçsiz, doğrudan bağlanır. “neyi, kimi?” sorusunu yanıtlar.

FR Marie écrit une lettre.
TR Marie bir mektup yazıyor.
une lettre doğrudan fiile bağlanır, araya ilgeç girmez — düz tümleçtir.

Dolaylı tümleç (complément d’objet indirect — COI): fiile bir ilgeçle (genellikle à veya de) bağlanır. “neye, kime, neyden?” sorusunu yanıtlar.

FR Marie téléphone à son frère.
TR Marie kardeşine telefon ediyor.
à son frère fiile à ilgeciyle bağlanır; bu dolaylı tümleçtir. İlgecin varlığı işlevi belirler; hangi ilgecin geleceğini ise fiil belirler ve ilgeç fiille birlikte öğrenilir.

İsim yüklem adı olarak (attribut du sujet)

être (olmak) ve benzeri fiillerden sonra gelen isim, özneyi niteleyen yüklem adıdır. Burada isim bir nesne değil, öznenin ne olduğunu söyler.

FR Son père est médecin.
TR Babası doktor.
médecin öznenin (son père) kimliğini bildirir; eylemden etkilenen bir nesne değildir. Fransızcada bu durumda meslek adı çoğu zaman tanımlıksız kullanılır; sıfatla nitelenince tanımlık geri gelir: C’est un médecin compétent. (Yetkin bir doktordur.)

İsim durum tümleci olarak (complément circonstanciel)

İsim, eylemin gerçekleştiği koşulları — örneğin zamanı, yeri veya biçimi — bildirebilir. Bu tümleçler cümlede çoğu zaman yer değiştirebilir ve sık sık bir ilgeçle gelir.

Zaman (temps):

FR Le matin, je bois du café.
TR Sabahları kahve içerim.
Le matin eylemin zamanını verir ve cümlenin başına da sonuna da gelebilir.

Yer (lieu):

FR Thomas travaille dans un bureau.
TR Thomas bir büroda çalışıyor.
dans un bureau eylemin yerini bildirir; yer çoğunlukla dans, à, sur gibi ilgeçlerle gelir.

Biçim (manière):

FR Elle répond avec calme.
TR Sakin bir şekilde yanıt veriyor.
avec calme eylemin nasıl yapıldığını anlatır; burada calme ismi avec ilgeciyle biçim tümleci olur.

İsim, başka bir ismi tamamlarken (complément du nom)

Bir isim, başka bir ismi niteleyebilir; aralarına çoğunlukla de ilgeci girer. Bu, iyelik veya ilişki bildirir.

FR la voiture de mon père
TR babamın arabası
de mon père, la voiture ismini tamamlar. Türkçedeki iyelik tamlamasının (-ın … -ı) Fransızcadaki karşılığı çoğunlukla bu de yapısıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Kelime sırasını Türkçedeki gibi esnek sanmak; olağan dizilişte özne fiilden önce, nesne sonra gelir (adıllar ve devrik soru kendi kurallarına uyar).
  • Düz tümleç ile dolaylı tümleci karıştırmak; à / de ilgecinin olup olmaması işlevi değiştirir.
  • Türkçedeki nesne ekini (-ı / -i) Fransızcada bir ilgeçle karşılamaya çalışmak; düz tümleç ilgeçsizdir.
  • Yüklem adıyla nesneyi karıştırmak; être‘den sonra gelen isim özneyi niteler, ondan etkilenmez.
  • İyelik tamlamasını ters kurmak: “babamın arabası” la voiture de mon père‘dir, mon père de voiture değil.