İçeriğe geç

Tanımlıklar

A1

Tanımlık (article), ismin önüne gelip onun belirli mi belirsiz mi olduğunu, türünü ve sayısını gösteren tamlayandır. Fransızcada isim çoğu zaman bir tanımlıkla kullanılır; tanımlık adeta ismin kimlik kartıdır. Üç tür vardır: belirsiz (indéfini), belirli (défini) ve parçasal (partitif). Bu ders üçünü de biçimleri, anlamları ve özel kurallarıyla ele alır.

Türkçede tanımlık yoktur. Bir ismin belirli mi belirsiz mi olduğu çoğu zaman bağlamdan, eklerden ve sözcük sırasından anlaşılır: kitap aldım (belirsiz), kitabı aldım (belirli), bir kitap (belirsiz, sayı). Bu birebir bir karşılık değil, yaklaşık bir karşılaştırmadır. Fransızca ise bu ayrımı ismin önündeki küçük bir sözcükle yapar. Ayrıca Fransızcada “sayılamayan bir miktar” için ayrı bir tanımlık (parçasal) vardır; bu kavram Türkçeye yabancıdır.

Belirsiz tanımlık: un, une, des

İlk kez anılan, dinleyenin bilmediği, belirsiz bir varlık için kullanılır — Türkçedeki “bir / herhangi bir / biraz” duygusuna yakındır.

Tür / sayıBiçimÖrnek
eril tekilunun livre (bir kitap)
dişil tekiluneune table (bir masa)
çoğul (her tür)desdes livres (kitaplar)
FR J'ai acheté un livre.
TR Bir kitap aldım.
un livre belirsizdir: hangi kitap olduğu henüz önemli değil, ilk kez anılıyor.

Belirsiz tanımlık bir türü genelleyebilir de (“Bir kedinin pençeleri vardır” = her kedi) ya da tam sayı bildirebilir (“Bir evi var” = tek ev).

Belirli tanımlık: le, la, l’, les

Konuşanların bildiği, daha önce anılmış, tek olan veya genel bir kavram için kullanılır.

Tür / sayıBiçimÖrnek
eril tekillele livre
dişil tekillala table
ünlü/sessiz h önündel'l’avion, l’hôtel
çoğul (her tür)lesles livres
FR Voici un livre. Le livre est passionnant.
TR İşte bir kitap. (O) kitap çok sürükleyici.
İlk anışta belirsiz (un livre); ikinci kez anılınca artık bilindiği için belirli olur (le livre). Bu, belirsizlikten belirliliğe geçiştir.

Belirli tanımlık ayrıca genel/soyut kullanımda da gelir; burada Türkçe çoğu zaman tanımlıksızdır:

FR J'aime le café.
TR Kahveyi severim.
Burada belirli bir kahveden değil, kahveden genel olarak söz edilir. aimer, adorer, détester, préférer gibi fiiller, bir şeyden genel olarak söz edilirken belirli tanımlık alır.

Tek olan şeylerde de belirli tanımlık gelir: le soleil (güneş), la lune (ay). Aynı şekilde ülke, bölge, mevsim, dil adlarında: la France, le printemps, le français.

Birleşik tanımlık: au, aux, du, des

Belirli tanımlık le ve les, kendinden önce à veya de ilgeci gelince onunla kaynaşır. la ve l’ ise kaynaşmaz.

İlgeç + tanımlıkBirleşikÖrnek
à + leauau cinéma (sinemaya/-da)
à + lesauxaux enfants (çocuklara)
à + laà laà la maison (evde)
à + l'à l'à l’école (okulda)
de + ledudu professeur (öğretmenin)
de + lesdesdes enfants (çocukların)
de + lade lade la ville (şehrin)
de + l'de l'de l’hôtel (otelin)
FR Je vais au marché.
TR Pazara gidiyorum.
à + le marché asla à le yazılmaz; zorunlu olarak au marché biçiminde kaynaşır. Aynı şekilde de + ledu.

Parçasal tanımlık: du, de la, de l’, des

Sayılamayan ya da bölünebilen bir şeyin belirsiz bir miktarını anlatır — Türkçedeki “biraz / bir miktar” duygusu. Çoğunlukla manger (yemek), boire (içmek), prendre, acheter, vouloir fiilleriyle gelir.

Tür / sayıBiçimÖrnek
eril tekildudu pain (biraz ekmek)
dişil tekilde lade la viande (biraz et)
ünlü/sessiz h önündede l'de l’eau (biraz su)
çoğuldesdes olives (biraz zeytin)

Çoğuldaki des, biçimce belirsiz tanımlığın çoğuluyla aynı sözcüktür: des olives sayılabilen şeylerin belirsiz bir sayısını anlatır. Günlük kullanımda bu ikisini ayırt etmek gerekmez; ikisi de “belirsiz bir miktar/sayı” der.

FR Je mange du pain.
TR Ekmek yiyorum.
Burada belirli bir ekmek (le pain) ya da tek bir ekmek (un pain) değil, ekmeğin bir miktarı kastedilir; bu yüzden parçasal du kullanılır.
faire fiili “bir uğraşı yapmak” anlamında parçasal tanımlık alır: faire du sport (spor yapmak), faire de la musique (müzik yapmak). Bu, sabit bir kullanımdır.

Olumsuzda büyük kural: de / d'

Olumsuz cümlede belirsiz (un, une, des) ve parçasal (du, de la, des) tanımlıklar de (ünlü önünde d’) biçimine iner. Belirli tanımlık ise değişmez. Kuralın cümle içindeki ayrıntıları için olumsuz cümleler dersindeki ilgili bölüme bakabilirsin.

FR J'ai un chien. → Je n'ai pas de chien.
TR Bir köpeğim var. → Köpeğim yok.
Olumsuzda unde olur. Aynı kural parçasalda da geçerli: Je bois du caféJe ne bois pas de café.
Bu indirgeme yalnızca belirsiz ve parçasal tanımlıklar içindir. Belirli tanımlık olumsuzda korunur: J’aime le caféJe n’aime pas le café (kahve genel olarak kastedildiği için le kalır). Önemli bir istisna daha: être fiilinden sonra belirsiz ve parçasal tanımlıklar da değişmezC’est un chien.Ce n’est pas un chien.; C’est du café.Ce n’est pas du café. (Ce n’est pas de chien yanlıştır.)

Miktar sözcüklerinden sonra: yalnızca de

beaucoup (çok), peu (az), trop (çok fazla), assez (yeterince) gibi miktar kalıplarından ve un kilo, une bouteille, un verre gibi ölçülerden sonra, belirsiz bir miktardan söz edilirken parçasal tanımlık kullanılmaz; sadece de gelir.

FR Il boit beaucoup d'eau.
TR Çok su içiyor.
Belirsiz miktar anlamında beaucoup de l’eau yanlıştır; doğru biçim beaucoup d’eau‘dur. Aynı şekilde un verre de vin (bir bardak şarap), un kilo de pommes (bir kilo elma).

Belirli bir gruptan söz edilirken ise de + belirli tanımlık mümkündür ve anlam değişir: beaucoup des amis de Marie (= de + les, “Marie’nin arkadaşlarının çoğu”). Bu düzeyde ana kural yine beaucoup de‘dir.

Sık yapılan hatalar

  • à + le ve de + le kaynaşmasını atlamak: à le cinéma değil, au cinéma; de le professeur değil, du professeur.
  • Olumsuzda belirsiz/parçasal tanımlığı korumak: Je n’ai pas un chien yerine Je n’ai pas de chien. (pas un yalnızca “bir değil, iki” gibi sayı vurgusunda kullanılır.)
  • aimer/détester sonrası parçasal kullanmak: genel beğeni anlatılırken J’aime du café değil, J’aime le café.
  • Miktardan sonra tanımlık koymak: belirsiz miktar anlamında beaucoup des amis değil, beaucoup d’amis.
  • Belirli ve parçasalı karıştırmak: Je mange le pain (belirli/bilinen ekmek) ile Je mange du pain (belirsiz bir miktar ekmek) farklı anlamdadır.
  • İsmi tanımlıksız bırakmak: Je voudrais café değil, Je voudrais un café ya da du café.