İçeriğe geç

Belgisiz Adıllar

A2

Belgisiz adıllar (pronoms indéfinis), bir kişiyi ya da şeyi kesin olarak belirtmeden, miktar, bütünlük, belirsizlik ya da yokluk bildirerek bir ismin yerini tutan sözcüklerdir: biri, bir şey, herkes, hepsi, birkaçı, bazıları, hiçbiri, hiç kimse, hiçbir şey gibi. Belgisiz sıfatlardan farkı, ismin önünde durmayıp doğrudan onun yerine geçmeleridir. Bu ders en sık kullanılan belgisiz adılları anlam gruplarına göre ele alır.

Bu adılların bir bölümü hep tekil çekimle kullanılır (chacun, tout, quelqu’un), bir bölümü hep çoğul (plusieurs, certains); bir bölümü de eril/dişil ayrımı taşır. Türkçede bunların çoğu değişmez sözcüklerken Fransızcada hangi adılın tür ve sayı ayrımı yaptığını bilmek, eylemi doğru çekmek için gereklidir.

Belirsiz kişi ve şey

En temel ikili, kimliği belirsiz bir kişiyi ya da şeyi gösterir:

  • quelqu’un — (biri, birisi); kişiler için. Kişinin kadın mı erkek mi olduğuna bakılmaz, hep quelqu’un denir.
  • quelque chose — (bir şey); şeyler için, tek biçimlidir.
FR Quelqu'un t'attend à l'entrée.
TR Girişte biri seni bekliyor.
quelqu’un kimliği bilinmeyen bir kişiyi gösterir ve tekil çekim alır. Karşıtı quelque chose‘dur: J’ai oublié quelque chose (Bir şey unuttum).

Bunlar bir sıfatla nitelenirken araya de girer: quelqu’un d’intéressant (ilginç biri), quelque chose de nouveau (yeni bir şey). quelque chose‘dan sonra sıfat her zaman eril tekildir; quelqu’un‘dan sonra da kişinin cinsiyeti belirsizken eril tekil kullanılır.

Bütünlük: tout, tous, chacun

  • tout (tekil, nötr) — “her şey”; özne ya da nesne olur, tekil çekim alır.
  • tous / toutes (çoğul) — “hepsi, herkes”; yerini tuttuğu öğenin türüne uyar. Bu adıl tous biçiminde, sonundaki s okunur (sıfat tous‘dan farkı budur).
  • chacun / chacune — “her biri, herkes”; her zaman tekildir, türe göre eril/dişil olur.
FR Mes amies sont venues ; toutes ont apporté un plat.
TR Arkadaşlarım geldi; hepsi bir yemek getirdi.
amies dişil çoğul olduğundan toutes gelir. Eril ya da karma bir grup olsaydı tous kullanılırdı. Adıl, yerini tuttuğu ismin türünü taşır.
FR Les candidats ont reçu leurs billets : chacun a reçu le sien.
TR Adaylar biletlerini aldı: her biri kendininkini aldı.
chacun burada adayların her birini karşılar, tekil çekim alır (a reçu); le sien de “kendi bileti” demektir (iyelik adılı). Çoğul tous “topluca hepsi” derken chacun “tek tek her biri” der.

Belirsiz miktar ve çokluk

  • plusieurs — “birkaçı, birden fazlası”; hep çoğul, tek biçimli, tanımlıksız.
  • quelques-uns / quelques-unes — “birkaçı”; türe göre değişir.
  • certains / certaines — “bazıları, kimileri”; hep çoğul, türe göre değişir.
FR J'ai goûté ces fromages ; certains sont très forts.
TR Bu peynirleri tattım; bazıları çok keskin.
certains belirsiz bir alt grubu gösterir ve çoğul çekim alır. “Bir bütünden bir bölümü” demek için sıkça de ile sürdürülür: certains d’entre eux (onlardan bazıları), quelques-uns de mes voisins (komşularımdan birkaçı).

Ayrım ve özdeşlik

  • l’un … l’autre (çoğulu les uns … les autres) — iki ya da daha çok öğe arasında karşıtlık/paralellik kurar; “biri … öteki”.
  • un autre / une autre, çoğul d’autres — “bir başkası / başkaları”. Düşen ismi yeniden anmak gerektiğinde yanında en bulunur: J’en veux un autre (Bir başkasını istiyorum); ama tek başına da kullanılır: Certains acceptent, d’autres refusent (Kimileri kabul eder, kimileri reddeder).
  • le même / la même / les mêmes — “aynısı, aynıları”; türe ve sayıya göre değişir.
FR J'ai deux stylos : l'un écrit en bleu, l'autre en noir.
TR İki kalemim var: biri maviyle yazıyor, öteki siyahla.
l’un … l’autre aynı türden iki öğeyi karşılaştırır. Bir öğeyi bırakıp başkasını istemek için un autre kullanılır: Ce modèle ne me plaît pas, montrez-m’en un autre (Bu model hoşuma gitmedi, başkasını gösterin).

Olumsuz belgisiz adıllar

Bunlar yokluk bildirir ve eylemle birlikte ne alır; ancak yanlarında pas kullanılmaz — olumsuzluğu adılın kendisi taşır. (Buradaki örnekler standart yazı dilidir; günlük konuşmada ne sık düşer — Je vois rien — ama yazarken tam biçimi kur.)

  • rien — “hiçbir şey”; yalnızca şeyler için.
  • personne — “hiç kimse”; yalnızca kişiler için.
  • aucun / aucune — “hiçbiri”; adıl olarak hep tekil kullanılır ve tekil çekim alır, türe göre değişir.
  • nul — “hiç kimse”; daha kalıplaşmış, özne görevinde kullanılır.
FR Je ne vois personne dans la cour.
TR Avluda kimseyi görmüyorum.
personne nesne görevinde ne … personne dizilişiyle gelir; pas eklenmez. Özne olduğunda Personne ne … sırasına geçer: Personne n’a répondu (Kimse yanıt vermedi).
Olağan olumsuz cümlede bu adıllara pas eklenmez, çünkü pas’nın rolünü adılın kendisi üstlenir: Je ne fais pas rien değil, Je ne fais rien (Hiçbir şey yapmıyorum). Ama bu, olumsuz öğelerin hiç yan yana gelemeyeceği anlamına gelmez; anlamları uyuşuyorsa birleşirler: Personne n’a rien dit (Kimse hiçbir şey söylemedi).
FR Plusieurs candidats se sont présentés, mais aucun n'a convaincu le jury.
TR Birden fazla aday başvurdu, ama hiçbiri jüriyi ikna etmedi.
aucun çoğul bir kümeden söz etse de tekil çekim alır (n’a convaincu) ve ne ile gelir. Yerini tuttuğu isim dişil olsaydı aucune kullanılırdı.

“n’importe” ile kurulanlar

Seçimi tümüyle açık bırakan, “fark etmez” anlamı taşıyan adıllardır:

  • n’importe qui — “kim olursa olsun”.
  • n’importe quoi — “ne olursa olsun”.
  • n’importe lequel / laquelle / lesquels / lesquelles — “hangisi olursa olsun”; türe ve sayıya göre değişir.
FR Prends une chaise, n'importe laquelle.
TR Bir sandalye al, hangisi olursa olsun.
chaise dişil tekil olduğundan laquelle gelir. Kişi söz konusuysa n’importe qui, belirsiz bir şey söz konusuysa n’importe quoi kullanılır.

Sık yapılan hatalar

  • Olumsuz adıllarla pas kullanmak: Je ne connais pas personne değil, Je ne connais personne.
  • aucun‘u çoğul çekmek: aucun ne sont değil, aucun n’est.
  • chacun‘u çoğul saymak: chacun ont değil, chacun a.
  • Sıfatla nitelerken de‘yi atlamak: quelque chose intéressant değil, quelque chose d’intéressant.
  • tous adılında sondaki s‘yi okumamak; sıfat tous‘dan ayrı olarak adılda s duyulur.
  • personne (hiç kimse, adıl) ile une personne (bir kişi, isim) karıştırmak: ikisi ayrı sözcüklerdir.