İçeriğe geç

Gösterme Adılları

A2

Gösterme adılları (pronoms démonstratifs), daha önce anılmış bir ismin yerini tutarak “bunu, şunu, onunki, …ki” gibi anlamlar veren sözcüklerdir. Gösterme sıfatından (ce, cet, cette, ces) farkları şudur: sıfat ismin önünde durup onunla birlikte kullanılır; adıl ise ismin yerine geçer, yani onu yineletmez. Fransızcada bu adıllar yerini tuttukları ismin türüne ve sayısına göre biçim değiştirir; bir de türü olmayan nötr biçimleri vardır. Bu ders bütün bu biçimleri ve kullanımlarını ele alır.

Türkçede “bunu, şunu” sözcükleri ya da “-ki” eki (benimki, masadaki) tek biçimlidir; ismin eril/dişil oluşuna bakılmaz. Fransızcada ise gösterme adılı, yerini tuttuğu ismin türünü ve sayısını üstlenir — dolayısıyla “onunki” demek için ismin eril mi dişil mi, tekil mi çoğul mu olduğunu bilmek gerekir.

Temel biçimler

Gösterme adılının dört temel biçimi vardır; bunlar tek başına kullanılmaz, ya bir ekle ya da bir tamlamayla tamamlanır.

tekilçoğul
erilceluiceux
dişilcellecelles

Bu biçimlerin kullanılmasının üç yolu vardır: -ci / -là eklenerek, bir ilgeç öbeğiyle tamamlanarak (en sık de ile), ya da bir ilgi adılıyla (qui, que…) sürdürülerek.

-ci ve -là ile

Adıla -ci (yakın) ya da -là (uzak) eklenince bağımsız bir öğe olur ve iki şeyi karşılaştırmaya yarar. Araya çizgi konur.

yakın (-ci)uzak (-là)
eril tekilcelui-cicelui-là
dişil tekilcelle-cicelle-là
eril çoğulceux-ciceux-là
dişil çoğulcelles-cicelles-là
FR Ces deux vestes sont jolies, mais je préfère celle-ci à celle-là.
TR Bu iki ceket güzel, ama bunu şuna yeğliyorum.
veste dişil olduğundan adıl celle‘dir; -ci yakındaki, -là uzaktaki ceketi gösterir. İsmi yinelemeden iki seçenek karşılaştırılmış olur.
Konuşma dilinde tek bir nesneyi işaret etmek için çoğunlukla -là biçimi tercih edilir: Donne-moi celui-là (Şunu ver bana). Yakın/uzak ayrımı asıl, iki öğe karşılaştırıldığında belirginleşir.

de ile: sahiplik ve “-ki”

celui / celle / ceux / celles + de + isim kalıbı, bir şeyin kime ait olduğunu belirtir ve Türkçedeki “-ninki / -ki” karşılığını verir. Adıl, yerini tuttuğu ismin türünü taşır.

FR Mon parapluie est noir ; celui de Léa est rouge.
TR Benim şemsiyem siyah; Léa'nınki kırmızı.
parapluie eril ve tekil olduğundan “Léa’nınki” celui de Léa olur. Dişil bir isim olsaydı celle de Léa, çoğul olsaydı ceux/celles de Léa gelirdi.

Aynı kalıp zaman, yer ya da başka bir belirteçle de kurulur ve yine “-ki” anlamı verir:

FR Le train de huit heures est plein ; prenons celui de neuf heures.
TR Sekizdeki tren dolu; dokuzdakine binelim.
train eril olduğundan celui de neuf heures (dokuzdaki) denir. İsim tekrar edilmeden zaman bilgisiyle ayırt edilir.

de en sık görülenidir ama tek seçenek değildir; adıl başka ilgeç öbekleriyle de tamamlanır: celle avec les rayures (çizgili olan), celui à droite (sağdaki). Bir ayrım daha: kişi zaten belliyken bağımsız “onunki” demek gösterme adılının değil, iyelik adılının işidir (le sien — onunki); celui de Léa ise “Léa’ya ait olan” diye belirli bir şeyi ayırt eder.

İlgi adılıyla

celui / celle / ceux / celles, bir ilgi adılıyla (qui, que, dont) sürdürülerek “… olan kişi/şey” anlamı verir.

FR Parmi ces livres, celui que je cherche est en haut.
TR Bu kitapların arasında aradığım, en üstte.
celui que je cherche “aradığım (kitap)” demektir; livre eril olduğundan celui gelir. qui özne, que nesne görevinde sürdürür: celui qui parle (konuşan kişi), celle que tu vois (gördüğün kadın).

Bir ilgeç gerektiğinde ilgi adılının seçimi, öncülün kişi mi şey mi olduğuna bağlıdır. Kişide ilgeçten sonra qui gelir: celui avec qui je travaille (birlikte çalıştığım kişi). Şeylerde lequel / laquelle / lesquels / lesquelles kullanılır: celle pour laquelle il joue (uğruna oynadığı takım).

Nötr gösterme adılları: ceci, cela, ça, ce

Türü olmayan biçimlerdir; iki iş görürler: adı konmamış bir nesneyi işaret ederler (Prends ceci — Bunu al; Apporte-moi cela — Şunu getir) ya da bir düşünceyi, durumu, bütün bir cümleyi karşılarlar.

  • ceci — yakındakini ya da birazdan söylenecek olanı gösterir; “bu”.
  • cela — uzaktakini ya da daha önce söyleneni gösterir; “şu, o”. Günlük dilde ça, bu yakın/uzak ayrımını çoğu zaman siler.
  • çacela’nın günlük konuşmadaki kısa biçimidir; özne ya da nesne olabilir.
  • ce / c’ — en sık être eyleminin öznesidir (c’est, ce sont); ünlüden önce c’ olur. Ayrıca ilgi adıllarından önce gelir: ce qui (…-en şey), ce que (…-diğim şey), ce dontJe comprends ce que tu dis (Söylediğini anlıyorum).
FR Il est arrivé en retard. Cela m'a surpris.
TR Geç geldi. Bu beni şaşırttı.
Burada cela, tek bir ismin değil, “geç gelmesi” durumunun yerini tutar. Böyle soyut bir göndermede türlü adıllardan (il/elle) biri değil, nötr biçim kullanılır.
FR C'est une bonne idée.
TR Bu iyi bir fikir.
être öznesi olarak ce gelir ve est ünlüyle başladığı için c’ olur. Ayrım yapısaldır: tanımlıklı/belirteçli bir isim öbeği tanıtılıyorsa c’est kullanılır (C’est un médecin — O bir doktor, C’est mon voisin — O benim komşum); yalın bir sıfat ya da yalın meslek/uyruk geliyorsa il/elle est kullanılır (Elle est médecin — O doktordur, Il est français — O Fransız’dır).

Sık yapılan hatalar

  • Gösterme adılını tek başına bırakmak: celui tek başına kullanılmaz; ya -ci/-là eki, ya de, ya da bir ilgi adılı gerekir.
  • Adılı isimle uyuşturmamak: dişil bir ismin yerine celui demek; doğrusu celle‘dir.
  • Çizgiyi atlamak: celui ci değil, celui-ci.
  • ce ile se‘yi karıştırmak: c’est (bu …dır) ile dönüşlü se ayrı şeylerdir.
  • Belirteçli isim öbeğini il/elle est ile tanıtmak: Il est un bon film değil, C’est un bon film. (Yalın sıfat ve meslekte tersi geçerli: Elle est médecin.)
  • Bütün bir durumu il/elle ile karşılamak: ortada yeniden anılan eril/dişil bir isim yokken “Bu beni üzdü” için Il m’a attristé değil, Cela m’a attristé denir. il/elle, ancak belli bir ismi yeniden anarken kullanılır.