İçeriğe geç

Olumsuz Cümleler

A1

Fransızcada olumsuzluk, çoğu zaman iki parçalı bir yapıyla kurulur: çekimli eylemi saran bir ne ile bir ikinci öğe. En temel biçim ne … pas’tır. Türkçenin tek bir -me/-ma ekiyle yaptığını Fransızca, eylemin iki yanına yerleşen bu çerçeveyle yapar.

Türkçedeki olumsuzluk eki (gel-me-dim) eyleme yapışıkken, Fransızcada olumsuzluk eylemi dışarıdan kuşatır: ne eylemin önüne, pas (ya da jamais, rien…) ardına gelir. Bu yüzden olumsuzluğu kurarken her iki parçanın da yerini düşünmek gerekir.

Temel olumsuzluk: ne … pas

ne eylemin önüne, pas ardına gelir. ne, ünlüyle başlayan bir eylemden önce n’ olur:

  • Je ne parle pas anglais. (İngilizce konuşmam.)
  • Il n’aime pas le café. (Kahveyi sevmez.)

Diğer olumsuzluk yapıları

pas yerine başka öğeler gelerek olumsuzluğa anlam katar:

yapıanlamörnek
ne … plusartık … değilJe ne fume plus. (Artık sigara içmiyorum.)
ne … jamaisasla, hiçElle ne ment jamais. (Asla yalan söylemez.)
ne … rienhiçbir şeyJe ne vois rien. (Hiçbir şey görmüyorum.)
ne … personnehiç kimseIl ne connaît personne. (Kimseyi tanımıyor.)
ne … queyalnızca (kısıtlama)Je n’ai que dix euros. (Yalnızca on avrom var.)
ne … aucun(e)hiçbirIl n’a aucune idée. (Hiçbir fikri yok.)
ne … nulle parthiçbir yerdeJe ne le trouve nulle part. (Onu hiçbir yerde bulamıyorum.)
ne … ni … nine … neJe ne bois ni thé ni café. (Ne çay ne kahve içerim.)

Bu öğeler pas’nın yerini alır; onunla birlikte kullanılmazlar. Ama anlamları uyuştuğunda kendi aralarında birleşebilirler: Je ne vois plus personne (Artık kimseyi görmüyorum), Personne n’a jamais rien dit (Kimse hiçbir zaman hiçbir şey söylemedi). Adıl olanların ayrıntısı belgisiz adıllar dersindedir.

ne … que aslında gerçek bir olumsuzluk değil, bir kısıtlama (“yalnızca”) bildirir. Bu yüzden ardından gelen ad olağan tanımlığını korur: Je ne mange que des légumes (Yalnızca sebze yerim) — burada de değil des kullanılır.

Bileşik zamanlarda yer

Passé composé gibi bileşik zamanlarda ne … pas (ve plus, jamais, rien) yardımcı eylemi sarar; participe passé dışarıda kalır:

  • Je n’ai pas mangé. (Yemedim.)
  • Elle n’est jamais venue. (Hiç gelmedi.)

Buna karşılık personne, que, aucun, nulle part öğeleri participe passé‘den sonra gelir:

  • Je n’ai vu personne. (Kimseyi görmedim.)
  • Il n’a mangé que du pain. (Yalnızca ekmek yedi.)
  • Je n’ai acheté aucun livre. (Hiçbir kitap almadım.)
  • Je ne suis allé nulle part. (Hiçbir yere gitmedim.)

Bunun sebebi bu öğelerin işlevidir: que odakladığı öğenin hemen önünde durur, aucun nitelediği isimle birlikte gider — “ortacın arkasında” görünmeleri bundandır.

Olumsuzluktan sonra de

Olumsuz cümlede belirsiz tanımlık (un, une, des) ve parçasal tanımlık (du, de la) de (ya da d’) olur:

FR J'ai un chien. → Je n'ai pas de chien.
TR Bir köpeğim var. → Köpeğim yok.
Olumlu cümledeki un chien, olumsuzda de chien’e döner. Bu kural belirsiz ve parçasal tanımlıklar için geçerlidir; belirli tanımlık (le, la, les) değişmez.

Bu kural être eyleminden sonra uygulanmaz: Ce n’est pas un livre (Bu bir kitap değil) — burada un korunur. Karşıtlık vurgusunda da tanımlık yerinde kalır: Je n’ai pas un stylo, j’en ai deux (Bir kalemim yok, iki tane var), Je ne veux pas du café, mais du thé (Kahve değil, çay istiyorum).

Özne olarak rien ve personne

rien ve personne öznenin yerini de tutabilir; bu durumda ne eyleminin önünde kalır:

  • Personne ne répond. (Kimse yanıt vermiyor.)
  • Rien ne change. (Hiçbir şey değişmiyor.)

Mastarın olumsuzu

Bir mastar olumsuzlandığında ne pas parçaları birlikte, mastarın önünde durur:

  • Il préfère ne pas répondre. (Yanıt vermemeyi yeğliyor.)
Günlük konuşmada ne çoğu zaman düşürülür: J’sais pas, C’est pas grave. Bu, samimi konuşma dilinde yaygındır; ancak yazıda ve standart dilde ne korunur. Öğrenirken tam biçimi (je ne sais pas) esas almak güvenlidir.

Sık yapılan hatalar

  • Yazıda ne‘yi atmak: je sais pas sözlü dile özgüdür; standart biçim je ne sais pas’tır.
  • pas‘yı öteki öğelerle yığmak: yalın “asla” için ne … pas jamais değil, yalnızca ne … jamais denir. (Farklı öğeler anlamca uyuşuyorsa birleşebilir: ne … plus personne.)
  • Basit olumsuzlukta un/du korumak: “kalemim yok” için je n’ai pas de stylo denir (être ve karşıtlık vurgusu dışında).
  • personne‘u bileşik zamanda yardımcı eylemin yanına koymak: je n’ai personne vu değil, doğrusu je n’ai vu personne‘dür.
  • ne … que‘yu olumsuzluk sanıp ardından de getirmek: je ne mange que de légumes değil, doğrusu que des légumes’tür.